Bu dersteki aktivitemiz gerçekten
zorlayıcıydı. Bir yandan kaşı tarafın söylediği repliklere jest ve mimiklerle
uyum sağlamak, diğer yandan kendi söyleyeceğimiz replikleri hatırlamaya
çalışmak yerince zor değilmiş gibi bir de kendi repliklerimizi mimiklerle
desteklememeye çalışmak gerçekten uğraştırdı.
Girişimcilikle ilgili konuya
gelecek olursak, verilen örnekler birçok teşebbüsün neden iflasla sonlandığını
özetler nitelikteydi. Yaratıcılık, fikir geliştirmek, düşündüğünü hızlıca
hayata geçirmek takdir edilesi davranışılar. Ancak işin ciddiyeti “kapatma
moduna” geçildiğinde sağlanıyor. Seçenekleri elemek, en az bir yıllık maliyet
ve kârı hesaplamak, risklerin farkında olarak işe başlamak asıl yapılması
gerekenler. Geçtiğimiz günlerde Steve Jobs’ın konuşmasından bir kesit izledim. Konuşma
sırasında Steve Jobs’a “Open Doc” isimli yazılımı neden sonlandırdığı sorulmuş
o da cevaben “Odaklanmak ‘Evet’ demek diye düşünüyorsunuz. Ama odaklanmak ‘Hayır’
demektir.” diyor. Yani var olan yüz tane
fikre “Hayır” diyerek asıl hedefe odaklanılabilir.
Son olarak, yine son doğaçlama aktivitelerine katılma
fırsatını kaçırmadım. Ancak bu aktivitede kendimi geliştirebildiğimi
düşünmüyorum. Sanırım sebebi kendimi mantıklı olmaya ve gerçek hayattan
diyaloglara odaklamam. Örnek olarak; balo elbisesi hikayesinde “At modellerimiz
var.” dendiğinde konuşmayı buradan devam ettirebilecekken verebileceğim mantıklı
cevaplara odaklandığım için bir süre konuşamadım. Bundan sonra kendimi
absürtlüklere uyum sağlamak için daha çok zorlayacağım.