Monday, April 9, 2018

9. Ders ve Sınav


Bu güne kadar bu dersin katıldığım ve izlediğim bütün aktiviteleri benim için eğlenceli oldu. Yaptığım hatalar beni üzmek yerine onları fark edip telafi etmek için çabalamama neden oldu. Rezil olmaktan korkmadan tahtaya kalkmak büyük bir fırsattı.
Ama bugün durum biraz farklıydı. Mesele rezil olmak değil not kaygısıydı. O yüzden kendi performansımdan zevk alamadım. İşler planladığımdan hızlı ilerledi. Ama kendi performansımı sergiledikten sonrası gerçekten çok güzeldi. Sıramı savdıktan sonra diğer performanslar sınavın bir parçasından çok eğlenmek için yapılan anlatımlar gibi geldi.

Tuesday, April 3, 2018

8. Ders


Bu derste konuşulan şeyler bir insanın nasıl topluma faydalı bir birey haline geleceğine dair bir özet niteliğindeydi. “Etki alnındakileri değiştirmek için çabala ve bundan çok zarar görmemeye çalış.” Evet var olan sistemi kabullenip ona uyabiliriz ya da gücümüz yettiğince (etki alanımız dahilinde) değiştirmeye çalışabiliriz. Bunu yaparken şimşekleri üzerimize çekerek ağır hasar almamaya çalışmalı yani “ucuz kahramanlık”tan kaçınmalıyız. Tabi bir de olaylara anında müdahale etmek gibi bir hataya da düşmemek gerekiyor.
Diğer bir konu insanların değişemeyeceği ama öğrenebileceğiydi. Karşımızdaki insana “Bu iş neden böyle oldu?” demek onun savunmaya geçerek dışsal etkenleri suçlamasına neden oluyor. “Ne yapabilirdin ya da ne yapabilirsin durumun farklı olması için?” diyerek kişiyi öz eleştiri yapmaya ve çözüm üretmeye yönlendirmek daha etkili bir yöntem.
Son olarak doğaçlama aktivitesinde işlerin planladığım gibi gitmemesini kağıdın ön yüzündeki cümleyle başlayan akışı arkadaki cümleye nasıl bağlayacağıma çok odaklanmama bağlıyorum. Yani işleri biraz daha akışına bıraksaydım aklıma daha yaratıcı şeyler gelebilirdi.

Friday, March 30, 2018

7. Ders


Bu ders liderlik üzerine yapılan konuşmada “internal” ve “external” kavramlarından bahsetmiştik. Kendim için düşündüğümde “internal” bir kişiliğe sahibim diyebilirim; ancak lider olma konusunda hiç iddialı olmadım. Yani ben hayatımın hiçbir döneminde lider olmak istemedim. Hep yönetilen, uyum sağlayan taraf olmak (sorumluluk almamak) işime geldi. Mecbur kalmadıkça da hep uzak durdum.
Diğer yandan hayatımda ya da sorumluluğum dahilinde kötü giden ve başarısız olduğum her şey için kendimi suçladım. Tabi ki bu suçlama benim etki alanımla yani değiştirebileceklerimle ilgili oldu. Yoksa kadere inanan biriyimdir. Örnek olarak bir sınavda başarısız olduğumda bilirim ki suç bendedir. “Başkalarının başarabildiği bir işte başarısız olduysam benim suçum olmalı.” diye düşünürüm.  Hazırlıkta kaldığım sene de başarısızlığımın sorumluluğunu aldım. Etrafımdaki insanlar beni teselli etmek için “Şöyle şartların vardı. Senin yaşındaki diğer insanların böyle imkanları vardı.” gibi bahaneleri söylerken kısa süreliğine onlara inansam da sonrasında yine gerçekle yüzleştim. “Ben yeterince çaba göstermedim. Rehavete kapıldım. Benden daha az bilgiyle başlayanlar bunu yapabildi. Benden daha zor şartları olan insanlar illa ki vardı.” diyebildim. Bu türlü düşünmek beni her zaman geliştirilebilir, değiştirilebilir ve dönüştürülebilir yapmadı; ama en azından kendimi kandırmamdan daha iyiydi.
Derste de konuştuğumuz diğer bir konu başarısızlığın sorumluluğunu almanın mevcut düzende pek kabul gören bir şey olmaması. Yani ben suçu kendimde aramalıyım; ama biri nedenini sorduğunda dış etkenleri suçlamalıyım. Eğer “Benim de suçum var.” dersem bu beni işe yaramaz gösterecektir ve zaten günah keçisi arayanların ekmeğine yağ sürecektir.
Belki de bu yüzden toplumumuzda “external” görünen kimseler arasında aslında “internal” olanlar vardır.

Tuesday, March 13, 2018

5. Ders

Bu dersteki aktivitemiz gerçekten zorlayıcıydı. Bir yandan kaşı tarafın söylediği repliklere jest ve mimiklerle uyum sağlamak, diğer yandan kendi söyleyeceğimiz replikleri hatırlamaya çalışmak yerince zor değilmiş gibi bir de kendi repliklerimizi mimiklerle desteklememeye çalışmak gerçekten uğraştırdı.
Girişimcilikle ilgili konuya gelecek olursak, verilen örnekler birçok teşebbüsün neden iflasla sonlandığını özetler nitelikteydi. Yaratıcılık, fikir geliştirmek, düşündüğünü hızlıca hayata geçirmek takdir edilesi davranışılar. Ancak işin ciddiyeti “kapatma moduna” geçildiğinde sağlanıyor. Seçenekleri elemek, en az bir yıllık maliyet ve kârı hesaplamak, risklerin farkında olarak işe başlamak asıl yapılması gerekenler. Geçtiğimiz günlerde Steve Jobs’ın konuşmasından bir kesit izledim. Konuşma sırasında Steve Jobs’a “Open Doc” isimli yazılımı neden sonlandırdığı sorulmuş o da cevaben “Odaklanmak ‘Evet’ demek diye düşünüyorsunuz. Ama odaklanmak ‘Hayır’ demektir.” diyor.  Yani var olan yüz tane fikre “Hayır” diyerek asıl hedefe odaklanılabilir.
Son olarak, yine son doğaçlama aktivitelerine katılma fırsatını kaçırmadım. Ancak bu aktivitede kendimi geliştirebildiğimi düşünmüyorum. Sanırım sebebi kendimi mantıklı olmaya ve gerçek hayattan diyaloglara odaklamam. Örnek olarak; balo elbisesi hikayesinde “At modellerimiz var.” dendiğinde konuşmayı buradan devam ettirebilecekken verebileceğim mantıklı cevaplara odaklandığım için bir süre konuşamadım. Bundan sonra kendimi absürtlüklere uyum sağlamak için daha çok zorlayacağım.

Friday, March 9, 2018

4. Ders

 
Bu ders yaptığımız aktivitelerde 2 fotğrafla kısıtladığımızı düşündüğümüz hikayelerin aslında ne kadar yaratıcı şekillerde yorumlanabileceğini görmüş olduk. Gerçekten yaratıcı performanslar vardı.
Segilediğim performanslardaki gelişmeyi bilemiyorum; ama özgüven konusunda gelişme kaydettiğimi düşünüyorum. Rakamla ifade edecek olursak “5’ten 7’ye çıktım.” diyebilirim. Bunu farkettiğim en belirgin kısım “Birileri çıksın önce de, bi görelim nasıl bir aktiviteymiş.” fikrinden “Bu aktiviteye çıkma fırsatını kaçırmamalıyım.” fikrine dönüş oldu. Gerçekten de dersi tam anlamıyla değerlendirmeye çalışıyorum.
Sadece 2 grubun çıkabildiği 2. aktivite beklediğim zorlayıyıcı olanlardandı. Gruptaki diğer arkadaşlarım kadar iyi bir performans sergilediğimden emin olmasam da en azından çabaladım ve bundan zevk aldım.
 

Thursday, March 1, 2018

3. Ders


Bu ders yaptığımız mimik aktivitesi mimiklerimiz konusunda nasılda kontrolsüz olduğumuzu fark ettirdi. Demek istediğim biz belirli birkaç duygu dışında mimiklerimizin nasıl şekillendiğinin farkında bile değiliz ve çoğu zaman mimiklerimize hakim olma konusunda bile yetersiz kalıyoruz. Oysa karşımızdaki bir kişinin yüzüne bakarak ne tür duygular içinde olduğunu çoğunlukla kestirebiliyoruz ve bunu nasıl yaptığımızın farkında bile değiliz. Örneğin; karşımızdakinin gergin, kuşkulu ya da heyecanlı olduğunu anlıyoruz; fakat bunu nereden anladığımızı sorsalar tarif etmek gerçekten zor oluyor. Zihnimiz biz farkında olmadan öyle mükemmel işler başarıyor ki hayran kalmamak mümkün değil.
Bahsetmek istediğim bir diğer konu çocukları özgür bırakmakla ilgili olan konuşmamızdı. Ben şu kuzeni mağduriyet yaşayan ve kısa bir süre onlarla yaşayan öğrenciyim. Derste kendimi iyi ifade edemedim. Benimde yaşadığımız toplumdan gelen titizliklerim var; ancak çocuk gelişimi söz konusu olduğunda bunu törpülemeye çalışıyorum. Tabi ki çocuklar kendine zarar vermediği ölçüde birçok şeyi deneyimlemeli; ancak sınırlar da olmalı. Yumurta örneğini düşünecek olursak, eğer çocuk sadece yumurtayı elinde gezdirmek için almak istiyorsa bunda bir sakınca yok. Çocuk elbette yanlışlıkla düşürüp kırabilir tıpkı yetişkinlerin yapabileceği gibi. Ama niyeti fırlatmaksa ve bunu bir kez yapmışsa yaptığının yanlış olduğunu anlayana kadar bir daha vermemek gerekir. Birçok aile etrafı kirlettiği için çocuklarının kendi başına yemek yemesine izin vermiyor. Oysa çocuk bunu döke saça öğrenebilir. Kısa vadede etrafı temizlemek külfet gibi gelse de sonrasında çocuğun erken yaşta kendi başına yemek yemeyi öğrenmesi aile için de rahatlık olacaktır. Ama çocuk yemeğiyle oynuyorsa orada müdahale etmemek bana doğru gelmiyor. Bu konuda söylenecek çok söz var. Çocuk sahibi olmadan söz söylemek çok doğru değil belki; ama milletçe her konuda bir fikrimiz var ve bunu söylemeden de edemiyoruz.

Thursday, February 22, 2018

2. Ders

Bu derste yaptığımız aktiviteler oldukça hoşuma gitti. Tahtaya çıkmadan önce sınıfça yaptığımız egzersizde reflekslerim yavaş olduğu için huzur evi sakinlerinden yavaş olmak benim için şaşırtıcı olmadı. Başlarda tahtaya çıkmakta gönüllü olmaya biraz çekinmiştim. Ancak bekleneni yapamamanın ya da rezil olmanın(!) sıkıntı yaratmaktan çok dersi daha da eğlenceli hale getirdiğini fark ettikten sonra kendime güvenim geldi. Bu dersi sınırlarımızı zorlamak için kullanmamız gerektiğini fark ettim. Sadece bir defa katılabilmek yeterli olacak mı bilmiyorum. Ben pek sınırlarımı zorladığımı düşünmüyorum. Biraz daha zorlayıcı performanslara katılmak istiyorum. Çok da zor olmasın ama.

Friday, February 16, 2018

İlk Ders

Dersi önceden almış arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine ilk derse katılmaya karar verdim. “Nasıl bir dersmiş? Bir görelim de keşke demeyelim.” diyerek geldiğim dersten “Mutlaka almalıyım.” diyerek çıktım.
Sosyalleşmek bile benim için çaba gerektirirken topluluk önünde performans sergilemek oldukça gerici bir durum. Ancak ben üniversite hayatıma başladığımdan bu yana kendimi dışa açmak ve utangaçlığımı yenmek için çaba harcıyorum. Benim için zor olsa da sunum ödevlerine gönüllü olmaya çalışıyorum. Şimdiye kadar çok yol kat ettim. Ancak hala kendimi 10 üzerinden 5-6 grubunda görüyorum.  Bu dersin beni daha da ileri götüreceği kanaatindeyim.
Sınıfta yaptığımız yaratıcılık aktivitesi sırasında ben fillere paraşüt üreten taraftım. Fikir başta komik geldi. Ama daha saçma görünen fikirlerin yatırımcılarına milyonlar kazandırdığını düşününce hiç de fena değildi. Arılara cinsel terapi kısmına gelecek olursak, arıların neslinin tükenmesi dünyanın sonunu getireceği söyleniyor. Eğer nesilleri tehlikeye girecek olursa bunun da yeni bir meslek haline geleceğini düşünmek çok hayalperestlik olmasa gerek. Aktivite sırasında cevap verme kısmında soru sorma kısmına göre daha iyiydim. Hatta yaratıcılıkta iyice kendime güvenim geldi. Bir şeylere çözümler üretme, nedenleri üzerine kafa yormada yaratıcı sorular üretmeye göre daha iyi olduğumu fark ettim.

Derste bahsedilen bir konuda iyi olmak için sürekli üretmek ve girişimcilikle ilgili konuşmalar oldukça ilham vericiydi. Gelecek dersleri merakla bekliyorum.

9. Ders ve Sınav

Bu güne kadar bu dersin katıldığım ve izlediğim bütün aktiviteleri benim için eğlenceli oldu. Yaptığım hatalar beni üzmek yerine onları fa...